Kayıtlar

Medeniyetimizi Atalarımızın Tanrı ve Din İnançlarına Borçlu Olabiliriz!

Resim
10.000 yıl kadar önce atalarımız insanlık tarihindeki en büyük değişimlerden birini yaşadılar: Onlara çok uzun süreler boyunca birçok fayda sağlamış göçebe hayatı bırakmaya başladılar. "Neolitik Devrim" adı verilen bu değişimin kökenleri oldukça tartışmalıdır. Bir zamanlar cevap çok açık ve netti: yemek. Tarlacılık ve tarımla uğraşmak, avcı ve toplayıcılıktan çok daha verimliydi ve atalarımız da ister istemez bu yaşam tarzına doğru çekilmişlerdi. Şehirler, yazı ve organize din de bu yaşam tarzına geçişin bir sonucuydu. Ancak geride bıraktığımız birkaç yılda, bazı yeni arkeolojik bulgular bu keşifleri sorgulamamıza neden oldu. Bunlardan en önemlisi de, ülkemizin insanlık tarihi açısından gözbebeği olan Göbekli Tepe'de bulunan arkeolojik bulgulardır. Göbekli Tepe, 11.000 yıllık binalara, heyecan verici heykellere ve diğer muhteşem mimari eserlere ev sahipliği yapan, Şanlıurfa'nın Örencik bölgesindeki bir arkelolojik kazı sahasıdır. Göbekli Tepe'deki yeni buluntular ...

Homerik zaman ve savaş

Resim
Homerik zamandan sonra savaş sistemi değişti ve tek şampiyonlar arasındaki mücadelenin yerine ‘’hoplit’’ denen savaşçılar geçti.Mızrak yerine kısa kılıç kullanıyorlardı.Geniş kalkan zırh ve miğfer savunma teçhizatlarıydı.Phalanks denilen savaş düzeninde yürürlerdi bu sayede birbirlerini kalkanlarıyla korurlardı.Savaş hattı bozulmadıkça geçilemezdi.İki taraf da birbirlerini geriye atmaya çalışırdı.bu düzen Savaşlarda yenilen tarafın zaiyatının hep çok fazla olmasına neden olmuştur.Coğrafyadan dolayı süvari kullanılamazdı.Savaşlar düz ovalarda yapılırdı.Şehir kuşatmalarında büyük tokmaklar yapılıp gedik açılmaya çalışılırdı.Alev püskürten makinalarda kullanılmıştır.Eğer bir şehir teslim olmazsa etrafı duvarla çevrilip kuşatılırdı.Burada iki taraf için de en önemli unsur erzak idi.Şehirin ne kadar dayanacağı erzağına bağlıydı.Saldıran tarafın askerlerinin çoğuda tarlası yada zanaatı olan insanlar olduğundan uzayan kuşatmalara isteksiz olabiliyorlardı.

Kİ GALAKSİNİN BİRLEŞME ANI KAYDEDİLDİ !

Resim
İKİ GALAKSİNİN BİRLEŞME ANI KAYDEDİLDİ ! 26 milyon ışık yılı uzaklıkta bulunan 2 galaksinin birleşme anı kaydedildi. Bu fotoğraf 26 milyon ışık yılı uzaklıkta olan 'Messier 51' adlı galaksiden dünyaya ulaştı. NASA uzmanlarını oldukça heyecanlandıran bu kare, iki galaksinin birleşme anına ait. Nasa'nın Chandra Teleskobu tarafından yakalanan fotoğraflarda bir galaksinin ortasında devasa bir karadelik olduğu görülüyor. Elde edilen görüntülerde karadeliğin çevresindeki gaz kütlelerini tüm gücüyle ittiği görülüyor. Bu verilerden yola çıkarak uzmanlar karadelikler hakkında daha fazla bilgi edinmeyi umuyor. KAYNAK : NTV

Tardigradlar daha da tuhaflaştı: Su ayıları tüm hayvanlara en yabancı DNA’ya sahip

Resim
! Su ayıları olarak da bilinen tardigradlar, muhtemelen yeryüzünde yaşayan en tuhaf canlılar. Yaklaşık 1 mm uzunluğundaki bu mikroskobik canlılar aynı zamanda uzay koşullarında canlılıklarını sürdürebilen tek hayvan olmalarıyla biliniyor. Üstelik dişi olanları yaşamlarını sürdürmekle kalmayıp uzay boşluğuna yumurtlayabiliyor! Mutlak sıfıra çok yakın sıcaklıklarda, çok yoğun radyasyon veya basınç altında bile hayatta kalabilen bu canlılar, su veya besin almaksızın 10 yıla yakın yaşayabiliyor. Bu derece ilgi çekici özelliklere sahip olan ve öldürülmeleri neredeyse imkânsız olan tardigradlar uzun zamandır biliminsanlarının çalışmalarına konu oluyordu. 28 Eylül’de PNAS’ta yayımlanan makaleye göre biliminsanları, ilk kez tardigradların tüm genomunu dizilemeyi başardı. Çok da şaşırtıcı olmayan açıklamalara göre, tardigradların genomunun altıda biri başka türlerden çalınmış ve şu ana kadar çalışılan hiçbir hayvan ile benzerlik göstermiyor. Başka türden çalınan gen veya yabancı gen ne demek ve...

Katil kral Trex'den bir tavuğa

Resim
Evrimsel biyoloji sahasında yapılan araştırmalar, tavukların şu anda gördüklerinden biraz daha fazla saygıyı hak ettiklerini gösteriyor. 68 milyon yıllık bir  Tyrannosaurus rex  (T. rex) fosilinden izole edilebilen ufak bir protein parçasının, günümüzde yaşayan 21 modern tür ile 1 soyu tükenmiş mastodonun aynı proteinleri ile kıyaslanması sonucu yapılan evrimsel analiz, dinozorların günümüzdeki kuşlarla evrimsel akrabalığı bulunduğunu bir kez daha doğruladı. Bu pek şaşırtıcı değil, artık sıradan bir gerçek. Asıl şaşırtıcı olansa,  T. rex 'in modern kuşlar içerisinde en fazla tavuklarla akrabalık gösteriyor olması! Sonrasında ise, kuşların çok yakın akrabası olan timsahlar geliyor. Ki bu da, yine evrimsel biyoloji tarafından zaten öngörülen bir gerçekti... Tyrannosaurus rex,  "dehşet verici kertenkele" demektir. Bu araştırma sayesinde, kemiklerden doğrudan elde edilen bir kimyasalın analizi sayesinde, evrimsel biyolojinin öngörüsü doğrulanmış oldu ve bu dev dinozor, E...

Maymun ve şempanze taş devrini mi yaşıyor?

Resim
Taş devrini sadece insanların yaşadığını, taş aletleri sadece insanların kullandığını sanırız. Oysa taşı alet olarak kullanan şempanze ve maymunlar da var. Batı Afrika’daki yağmur ormanlarında, Brezilya ormanlarında ve Tayland sahillerinde arkeologlar bazı taş aletler buldu. Onları özel kılan ne şekilde işlenmiş oldukları değildi. Hatta kabaca bakıldığında alet olduğunu anlamak bile zor. Onları özel kılan şey, Mısır piramitleri kadar eski olmaları da değil. Bu taşların özelliği maymunlar tarafından, şempanzeler, kapuçin ve makak maymunları tarafından kullanılmış olması. Yıllar önce biyologlar alet kullanan tek canlının insan olduğunu düşünüyordu. Bugün ise birçok memelinin, kuşların, balıkların, hatta böceklerin bile yaşamlarını kolaylaştırmak için etraflarındaki bir nesneyi alet olarak kullandığını biliyoruz. Primatların çoğu da alet kullanır. Örneğin 2014’te bir gorilin karınca yuvasındaki karıncaları çıkarmak için bir dal kullandığı tespit edilmişti. Fakat bu canlılar taşları alete ...

Bir Test Tübünde Evrim Tarafından Yaratılan İlk Yapay Enzim!

Resim
Minnesota Üniversitesi'ndeki Buckhard Seelig'in laboratuvarında, canlılığın Dünya üzerinde ilk defa evrimleştiği zamanlarda, yani günümüzden milyarlarca yıl önce enzimlere neye benzediğini gösteren ilkel ama yeni bir biyokimyasal bulunuyor. Günümüzdeki yeni ve gelişmiş yapıların yapıtaşlarının oluşmasından çok çok öncesine ait bir enzim... Seeling, yönlendirilmiş evrimi kullanarak laboratuvarında daha yeni doğmuş bir enzim yarattı. İş arkadaşı Gianluigi Veglia, doktora öğrencisi Fa-An Chao ve diğer ekip üyeleriyle birlikte kademeli olarak yapısını analiz etti ve 9 Aralık 2013'te, ses getiren bir şekilde Nature Chemical Biology dergisinde yayınladı. Laboratuvar testleri yaratılan enzimin iki RNA molekülünü birbirine bağlayan bir tip RNA ligaz enzimine işlevsel olarak benzediğini; ancak günümüzdeki doğal enzimlerde görülen katı ve değişmesi güç yapının aksine, onlardan farklı olarak oldukça esnek olduğunu gösterdi. Seeling, bu yeni proteinin, erken Dünya koşullarında oluşan i...