Kayıtlar

Aralık, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Maymun ve şempanze taş devrini mi yaşıyor?

Resim
Taş devrini sadece insanların yaşadığını, taş aletleri sadece insanların kullandığını sanırız. Oysa taşı alet olarak kullanan şempanze ve maymunlar da var. Batı Afrika’daki yağmur ormanlarında, Brezilya ormanlarında ve Tayland sahillerinde arkeologlar bazı taş aletler buldu. Onları özel kılan ne şekilde işlenmiş oldukları değildi. Hatta kabaca bakıldığında alet olduğunu anlamak bile zor. Onları özel kılan şey, Mısır piramitleri kadar eski olmaları da değil. Bu taşların özelliği maymunlar tarafından, şempanzeler, kapuçin ve makak maymunları tarafından kullanılmış olması. Yıllar önce biyologlar alet kullanan tek canlının insan olduğunu düşünüyordu. Bugün ise birçok memelinin, kuşların, balıkların, hatta böceklerin bile yaşamlarını kolaylaştırmak için etraflarındaki bir nesneyi alet olarak kullandığını biliyoruz. Primatların çoğu da alet kullanır. Örneğin 2014’te bir gorilin karınca yuvasındaki karıncaları çıkarmak için bir dal kullandığı tespit edilmişti. Fakat bu canlılar taşları alete ...

Bir Test Tübünde Evrim Tarafından Yaratılan İlk Yapay Enzim!

Resim
Minnesota Üniversitesi'ndeki Buckhard Seelig'in laboratuvarında, canlılığın Dünya üzerinde ilk defa evrimleştiği zamanlarda, yani günümüzden milyarlarca yıl önce enzimlere neye benzediğini gösteren ilkel ama yeni bir biyokimyasal bulunuyor. Günümüzdeki yeni ve gelişmiş yapıların yapıtaşlarının oluşmasından çok çok öncesine ait bir enzim... Seeling, yönlendirilmiş evrimi kullanarak laboratuvarında daha yeni doğmuş bir enzim yarattı. İş arkadaşı Gianluigi Veglia, doktora öğrencisi Fa-An Chao ve diğer ekip üyeleriyle birlikte kademeli olarak yapısını analiz etti ve 9 Aralık 2013'te, ses getiren bir şekilde Nature Chemical Biology dergisinde yayınladı. Laboratuvar testleri yaratılan enzimin iki RNA molekülünü birbirine bağlayan bir tip RNA ligaz enzimine işlevsel olarak benzediğini; ancak günümüzdeki doğal enzimlerde görülen katı ve değişmesi güç yapının aksine, onlardan farklı olarak oldukça esnek olduğunu gösterdi. Seeling, bu yeni proteinin, erken Dünya koşullarında oluşan i...

80 Milyon Yıllık Dinozor Fosilinde Korunmuş Kan Damarları Bulundu

Resim
North Caroline State University ‘den araştırmacılar;  80 milyon yıllık bir fosilde buldukları yapıların dinozora ait kan damarları olduğunu belirlediler. Bulgular; belirli yumuşak doku yapılarının aslında milyonlarca yıl boyunca kalabileceğine dair artan delillere bir katkı daha sunmuş oldu. Fosil demineralize edilerek, kemiğin bir bugünkü Montana bölgesi olarak bilinen bölgede yaklaşık 9 metre uzunluğunda bir  hadrozor  olan  Brachylophosaurus canadensis ‘ in ayağına ait olduğu belirlendi. Journal of Proteome Research   ‘de yayımlanan makaleye göre; araştırmacılar yapıların kan damarı mı yoksa bakteriler, cıvık mantar ya da mantarlara ait bir kalıntı mı olup olmadığından emin değillerdir, ta ki;  yüksek çözünürlüklü kütle spektroskopisi  kullanarak gözlem yapana kadar. Bu teknolojiyi kullanarak, bilim insanları yapıların kan damarlarına özgü olan çoklu proteinler içerdiğini keşfettiler — miyozin ya da kan damarlarının duvarlarında kas yapısındaki prot...

HELLENİZM ve ANADOLU’DA HELLENİSTİK DÖNEM

Resim
Hellenizm Hellenistik dönem, Büyük İskender’in M.Ö. 330’da Perslerin başkenti Persepolis’i işgaliyle başlar. M.Ö. 30’da Kleopatra’nın intiharıyla sona erer. Hellenizm, iki kültür öğesinin, Grek ve Önasya kültürlerinin karışıp kaynaşmasıyla oluşmuştur. Devrin Özellikleri Hellenistik dönemde eğitim ve öğretim asıl önemli olan temel unsurdur. Bütün insanlar hukuk bakımından eşittir. Sadece aydın olan ve aydın olmayan farkı vardır. Arkaik ve Klasik devirlerde ise Grekçeyi bilmeyen her birey barbar olarak nitelendirilmiştir. Arkaik ve Klasik devirlerden farklı olarak Hellenistik devirde kadın-erkek eşitliği görülmektedir. Hellenistik devir devletleri ulusal nitelikten sıyrılmış, geniş arazili devletler olarak karşımıza çıkar. Devletler milliyet duygusu taşımazlar ve mesleklerinde uzmanlaşmış memur kadroları tarafından yönetilirler. Klasik devir için ise ideal devlet “Şehir Devleti”dir. Devlet işlerini halk bağımsız bir şekilde yürütmüştür. Dini bakımdan Klasik devir ile Hellenistik devirdek...

Pompei'nin felaketine uğrayan insanlar aydınlatılıyor

Resim
Pompeii İnsanlarına Yapılan Tomografik Taramalar Sonuç Veriyor.    Pompeii’de taşlaşmış bedenlere yapılan bilgisayarlı tomografi (CT) taramaları, daha önce benzeri görülmemiş detayları; kemiklerini, narin yüz hatlarını ve mükemmel dişlerini ortaya çıkartıyor. Pompeii’deki yıkıcı volkanik patlamanın kurbanları 1,900 yılı aşkın bir süredir küllerin altında gömülü kaldıktan sonra modern görüntüleme teknolojileriyle yeniden  hayata döndürülüyor. Arkeologlar geçen sene boyunca, volkanik patlamada ölenlerden bedenleri iyi korunmuş olan 86 Pompeii insanının kalıntılarını taradı ve onardı. Restoratörlerin yayınladığı ilk tarama sonuçları, bize bu insanların alçılanmış bedenlerinin altında nelerin gizlendiğini  gösteriyor. Taramalarda ortaya çıkan en hayret  verici keşif ise bir Pompeiilinin mükemmel durumda bulunan dişleriydi. Araştırmacılar bu sağlıklı dişlerin düşük şekerli ve bol lifli bir beslenme şeklinin sonucu olduğunu  ve yüksek ihtimalle Pompeii insanların...

Senin bizim galaksimizde ne işin var Karanlık madde !

Resim
Karanlık madde, evrende bulunan tüm madde ve enerjinin yaklaşık %27’sini oluşturan görünmeyen ve gizemli bir varlık. Etrafımızda gördüğümüz herşeyi meydana getiren sıradan madde ise evrenin sadece %5 kadarını oluşturuyor. Geriye kalan da karanlık enerji olarak düşünülüyor; yani genişleyen evrenimizin genişleme hızının ivmelenişi ile ilgili tuhaf bir görüngü. Hem yerin derinliklerinde hem de uzayda çok sayıda deney karanlık maddenin gizemlerini çözmeye uğraşıyor olmasına rağmen, ne karanlık madde ne de karanlık enerji henüz doğrudan algılanabilmiş değil. Karanlık maddenin kütleçekimsel çekim etkisine ilişkin bir çok gözleme dayanarak, bilimciler onun varolduğundan emin ve evrenin yüzde kaçını oluşturduğunu da oldukça iyi bir doğrulukla ölçmüş bulunuyorlar. Konuyla ilgili başlıca kuram, karanlık maddenin “soğuk” olduğunu belirtiyor; yani pek hareket etmiyor. Ayrıca “karanlık“; yani ışık üretmiyor ve ışıkla etkileşmiyor. Sıradan maddeden yapılma yıldızlar barındıran gökadalar, karanlık ma...

Tanrılardan öc alan Prometheus

Resim
PROMETHEUS Prometheus Yunan mitolojisinin en ilginç tipidir. İlk erkek insanları tanrılardan öcalmak için o yaratmıştır. İlk dişi insan olan Pandora’yı da ondan öcalmak için tanrılar yaratmıştır. Böylelikle Yunan mitolojisinde ilk kez çocuk pişirip yedirme teması dışında yepyeni bir öç alma teması işlenmektedir. Bu tasarımda, ister erkek ister dişi olsun, insan, bir öç alma öğesidir. Nitekim Prometheus da öç anlamına gelen Yunanca tisis kökünden türetilen bir Titan’dır. Bir dev’dir, ama Yunan mitolojisinin öbür devleri gibi doğadışı, korkunç, acaip bir yaratık değildir. Tersine, çok akıllı, duygulu, iyicil bir yaratıktır. Bencilliklerinden ve despotluklarından ötürü tanrılara, özellikle de Zeus’e kızmaktadır İnsanları da evrende kendine benzer varlıkları çoğaltmak için yaratır. Tanrıların tanrısal serüvenlerine karşın Prometheus’un insansal serüveni böylece başlar. Hesiodos’a göre İapetos’la Klymene’nin oğludur. Atlas, Menoitios (kimi metinlerde Prom...

Sen ne yaptın karadelik!

Resim
Kara delik yuttuğu yıldıza ait bazı maddeleri geri püskürttü Kara deliğin, yuttuğu bir yıldıza ait bazı maddeleri geri püskürttüğü ilk kez tespit edildi. Bilim insanları, kara deliğin yuttuğu yıldıza ait bazı parçaları geri çıkardığını gözlemleyerek bir tür kozmik geğirme olayını gündeme taşıdılar.  Neredeyse ışık hızına yakın bir plazma hareketi sırasındaki şiddetli alev patlaması anı, kara deliğin yuttuğu yıldıza ait bazı maddeleri geri çıkarmasına sahne oldu. Bahse konu kara delik 300 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galaksinin merkezinde yer alıyor. Araştırmacılar daha öncesinde kara deliklerin yıldızları yuttuklarına ve gizemli dışarı püskürtme, akış (jet) anlarına tanıklık etmişlerdi; ancak şimdiye kadar hiç kimse bu iki olayı birbirine bağlayamamıştı. Bu bağlamda bizler de bu iki olayın bir dizi içerisinde cerayan ettiklerine hiçbir zaman tanık olmamıştık. Johns Hopkins Üniversitesi’nin baş araştırmacılarından Sjoert van Velzen; bu olayların son derece nadir olduklarına dikk...

Antik Mısır Mastabası

Resim
ANTİK MISIR. Vezir Başdanışman   MEREFNEBEF 'in MASTABASI. 6.Hanedanlık dönemi MÖ. 2350.  2160.  Ayrıca Mastaba 1997. Yılında bulunmustur. (Mursıde Hulya Avlar'a teşekkürlerimi sunarım)  

Dikkat evimiz Evrenimiz ölüyor !

Resim
            Evrenimiz Ölüyor !  200.000'den fazla galaksiyi kapsayan ve morötesinden kızılötesine kadar geniş bir dalga spektrumunu inceleyen bir araştırmanın sonuçlarına göre Evren'imiz, bundan 2 milyar yıl önce ürettiğinin sadece yarısı kadar enerji üretiyor ve bu enerji üretimi hızla azalıyor. NASA Ames Uzay Merkezi astronomu Mehmet Alpaslan, durumu şöyle izah ediyor: "Yeni oluşan galaksiler, eskilere nazaran basitçe daha az enerji üretiyorlar. Yaşlı yıldızların ölme hızı, yeni yıldızların doğma hızından daha yüksek. Bu da, Evren'imizin giderek daha soğuk ve yalnız hale getirecek. Nihayetindeyse tüm madde tükenecek. Bir diğer deyişle, Evren içerisindeki ışıkların tek tek söndüğünü görüyoruz!" Hawaii'deki 2015 Uluslararası Astronomi Birliği Konferansı'nda sunulan araştırma, 7 yılı aşkın, 200.000'den fazla galaksiyi kapsayan ve uluslararası grupların ortaklaşa bir çalışmasının ürünüdür. Araştırmaya Avrupa'nın Görünür ve Kızılötesi Astronomi İncele...